mesafe
Temmuz 31, 2007
“En uzak mesafe ne Afrika’dır, ne Çin, ne Hindistan.
Ne seyyareler, ne de yıldızlar geceleri ışıldayan,
En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir, birbirini anlamayan…”
Sordular sevdiğin nerde
Yüzümde acı gülümseme,
Dağlara baktım dedim ki
İşte onların ötesinde
O dağları görür müsün
Eteğindeki çiçeği bilir misin
Yaprağında bir çiğdem, çiğdem içre bir zerre
O zerredir benim sevdiğim
-Ya güneş vurduğunda
Zerre buharlaşıp uçtuğunda
Bir buluta tutunduğunda
Sevdiğim orda diyecek misin?
O zaman bozkıra çıkar
Ellerimi göğe açar
İsmini haykırırım
Güneş korkar, bulutlara kaçar
Bulut üzerime yağar
Ruhuma kadar ıslanırım
İşte o zaman sevdiğim
Her yanımdadır artık
was listening: Ulytau – Kokil
15.07.2007 ~14:00
staining is fun, isn’t it?
Temmuz 8, 2007
Now i know what to hide and what to reveal, and you will only see a bloody mask, with a lovely smile from now on. Run away from my eyes, they may lead you to crave for vomiting, run till you die, run, you may pray to die. They seal your mind and suck your blood, for i will not condescend to do so with my lips.
…and
thinking of the seal on my heart with her blood, it is nothing.
No light will save them now
When the words of hope have all been spoken
And I wash the blood from my hands
And let them lie silent and cold on the flowers
Uçmaya gidiyorum, seni diyarlarda aramaya. Her dala konmadan, her sudan tatmadan bulabilecek miyim seni? Nereye sakladın kendini? Yıllar önce gölgeler arasında bir ipucu, bırakamadım o ipi, her manzarada, her akşamda aradım geri kalanını, diğer ucunu senin tuttuğuna inandım. Sonra bir akşamüstü, güneş vurdu bir çift göze, sen de gözükmek istiyordun artık bana demek! Güneş mi parladı sende, gözlerin mi ışıldattı onu anlamadan, sesinin tadına varmaya başladım. En ihtişamlı bahçenin en nadir kokusunu hissettirdin bana, o kokuyu duymadıkça, gözlerinde kendimi görmedikçe… damla damla… akıyor kanatlarımdan özlemin…
