“…’yı bulmalısın.”

Haziran 23, 2007

2001 yazı. Büyüdüğüm yaz mı desem. Odada yanan zavallı ışık, karşı evin duvarında bir deve dönüştürüyor beni. Görkemli bir geminin geçişini izledim, rüzgarlıydı oldukça, annem çağırıyor, ben bir kaç notanın daha peşinde. Odamdan izlemeye devam ettim. Sonra yattım huzursuz bir uykuya. Yemek kabul etmeyen bünyem, titrek bir sese, o narin ellere esir bünyem o gece o rüyayla kurtardı kendisini. Bir ağustos gecesiydi sanırsam, notalarla duaların, dualarla küfürlerin, küfürle çaresizliğin birleştiği gece. Bir ses “…’yı bulmalısın” diyordu. “Peki ama nerede?” diye çıkamayan sesimle yalvardım. “Bekleyeceksin, ama mutlaka … ile olmalı ne olacaksa.”
Devleştiğim duvarın dibinde bir masa, bana bakıyorlar, …’dan bahsediyorlar.
20 dakika yazamadım buraya.
Her neyse, o içime doğan rengi de o ismi de tanıdım sayılır. Şimdi “ara bir deniz”in seyrine dalmak var mı… Onu göreceğim.
Rüyalara inanırım bir de.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s